Punk terimi ise, punk rock'a dayalı alt kültür için kullanılmaktadır. Bu altkültür agresif gençlik, kendine özgü giyim tarzı, Punk İdeolojisi ve D.I.Y. (do it yourself-kendin yap) etiğini kapsamaktadır.
Punk; kültür, politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri
ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir
reddediştir. Punk, sanatçıyı insan olarak görür, geleneksel ve
kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır
geliştirir. Bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini
şekillendiren toplumsal organizmayı her şeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. Punk'a göre her şey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, sanat
ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli
kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden
düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci
taktikleridir.
Salsa, genellikle Karayipler kökenli olduğu vasayılan bir müzik ve oynama çeşididir. Önceleri yalnızca Güney/Orta Amerika
kökenli kişiler arasında yaygın olan bu müzik türü, özellikle
1980'lerden sonra yeryüzünün her köşesinde sevilir duruma gelmiştir.
Birkaç müzik türünün karışımından oluşmuş olan Salsa, sık sık da Küba kökenli değişik müzik türlerini tanımlamak için de kullanılır. Belki de bu yüzden bu türe İspanyolca'da "sos" anlamına gelen Salsa sözcüğü uygun görülmüştür.
Salsanın kökeni konusunda değişik görüşler vardır. Çoğunluk salsanın öncelikle Küba'nın SonNew York'unda görülen müzik biçemlerinin karışımından oluştuğunu öne sürerler. Her durumda, bu müzik türündeki Karayipler müziğinden geldiğini öne sürse de, bazıları kökeninin 1950'lerin etkisi yadsınamaz.
Salsa hareketleri 8 vuruşluk ritmlerden oluşur. Salsa hareketlerinde
genelde 4 vuruşta 3 adım kullanılır. Atlanan bir vuruş ise çeşitli ayak
teknikleriyle doldurularak dansa bir tarz katılabilir. Salsa müziği
genelde karışık perküsyon ritmleriyle doludur ve dakikada ortalama 180
vuruş içeren hızlı bir müzik çeşididir. Salsa dansın, Foxtrot veya Samba
gibi dans pistini tümüyle kullanmayı gerektiren danslardan değildir,
daha çok bulunulan yerde, çok fazla yer değiştirmeden yapılır. Salsa
her ne kadar genelde eşli yapılsa da solo olarak da yapılabilen bi
danstır.
Tanınmış salsa şarkıcıları arasında Celia Cruz, Oscar d'Leon, Hector
Lavoe, Ray Barretto, Eddie Palmieri, Willie Colon, Marc Anthony, Victor
Manuel, Grupo Gale, Grupo Niche ile Dark Latin Groove sayılabilir.
Tango, Buenos Aires, Arjantin ve Montevideo, Uruguay kökenli bir dans ve müzik türüdür. Dansla beraber gelişen müzik tarzı da aynı adla anılmaktadır.
İlk yılların tangosu "tango criollo" veya "basit tango" olarak
bilinmekle beraber, günümüzde Amerikan ve uluslararasi tango stilleri,
Fin tangosu, Çin tangosu gibi çeşitli türler gelişmiştir. Ancak
orijinal tango, doğduğu toprakların adıyla, "Arjantin tangosu" olarak
anılmaktadır. Tangonun dramatik duygusu, dans sırasında cok zengin
doğaçlama fırsatları yaratması, dansın özünde aşk ve melankoli
tutkusunun yatmasından ileri gelmektedir.
Tango müziğinin temel çalgısı Alman icadı olan fakat ismini Arjantin Tango'su ile duyuran akordeonunbandoneon'dur. akrabası
Bale, belli figürlere, adım atışlara dayalı dans ve müzikli gösteri türüdür.
Bale dansı, mimik, müzik, duygu ve dekor sanatlarının ileri standartda birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir. Asıl eleman olarak kullanılan dans aslında İtalyanca "dans" anlamına gelen "ballo" ya da "balletto" sözcüğünden türetilmiştir.
Günümüzde bale
Bale uzun yıllar süren bir eğitimle öğrenilir, çoğunlukla müzikli yapılır. Erkek dansçılara "balet", kadın dansçılara "balerin" denir. Balede tayt, mayo ve "tütü"
denilen özel etek ve bunun gibi giysiler kullanılır. Bale
terminolojisinde ayakların tam parmak ucunda durmasını sağlayan
ayakkabıya "point" ya da "puant" denir. Bale yapılmadan önce
esneme hareketleri mutlaka yapılmalıdır; yoksa ısınılmadan hareketler
yapıldığı için kaslar yırtılabilir ya da vücudun biryeri
incitilinebilir.
Kalın yazı'İtalik yazı== Tarihçesi ==
Bale ilk olarak İtalya'da rönesans döneminden görülmektedir. Mim
sanatçılarının ortaçağ ve rönesans tiyatro gösterilerinde ve geleneksel
halk gösterilerindeki dans adımları bugünkü balenin temellerini
oluşturur. O zamanlarda koreografik bir düzeni olmayan bale Dominic de
Piacenza ve Antonio Cornazzo'nun ilk koreografik kompozisyon denemeleri
ve adımlara isim vermeleriyle gelişmiş bu noktada Fransızlar çok
etkilenmiş ve bunun sonucunda bugünkü balenin ilk tohumları 1581'de Catherine de Medici'nin "Beaujoyeux" adlı Le Ballet Comique de la Reine tarafından sahnelenen gösterisiyle atılmıştır.
Fransa'da IV. Henry tarafından desteklenen bale tüm Avrupa'ya, oradan da 16. ve 17. yüzyılın sonlarında da Danimarka ve İsveç'e kadar yayılmıştır. Balenin altın çağı kendisi de iyi bir dansçı olan XIV. Louis
döneminde başlamıştır. Bu döneme kadar halk tarafından dans edilirken
bir kez profesyonel dansçılar kostüm maske ve peruklar kullanarak dans
etmeye başlamışlardır. 18. yüzyılda bale tamamen kendini opera
sanatından soyutlayarak özgür bir sanat formuna kavuşmuştur. Bunun da
tohumları George Noverre trafından atılmış ve bugün sahnede gördüğümüz
bale sanatı onun koyduğu kurallar üzerine kurulmuştur.
18. yüzyılın ikinci yarısında Rusya'ya
ulaşan bale St.Petersburg da Petipa ve Saint-Leon la hayat bularak
gelişmiş ve bugün hala sahnelenen Uyuyan Güzel, Fındıkkıran ve Kuğu
Gölü gibi tanınmış eserler buradan tüm dünyaya yayılmıştır.
Selam ben İlayda bu sitenin sahibiyim.12 yaşındayım burcum başak 18 Eylülde doğdum.Müzik dinlemeyi,ders çalışmayı kitap okumayı,hikaye ve şiir yazmayı,müzik dinlemeyi,dans etmeyi ve sevdiklerimle vakit geçirmeyi çok seviyorum.